Yurt Dışında Yaşayan Türklerin Türkiye’deki Borçları

Almanya’da, Hollanda’da, Fransa’da ya da bir başka ülkede yıllardır yaşıyorsunuz. Türkiye’ye yılda bir kez, belki iki kez geliyorsunuz. Derken bir gün e-Devlet’e giriyorsunuz ve karşınıza yıllardır biriken bir GSS prim borcu, ödenmemiş bir MTV tahakkuku ya da adınıza açılmış bir icra dosyası çıkıyor. Peki yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki borçları gerçekten ne olur? Kendiliğinden siler mi, Türkiye’ye girişte sorun çıkarır mı, yurt dışındaki maaşınıza haciz gelir mi?

Bu rehberde, gurbetteki vatandaşların en sık karşılaştığı borç türlerini, bu borçların hukuki sonuçlarını, yurt dışından borç sorgulamanın yollarını, icra takibinin sınır ötesinde nasıl işlediğini ve borcu yönetmenin adım adım yol haritasını bulacaksınız.

Kısa cevap: Türkiye’deki borçlar, borçlunun yurt dışında yaşamaya başlaması nedeniyle silinmez, durmaz veya dondurulmaz. Borç kişiye — daha doğrusu T.C. kimlik numarasına — bağlıdır, coğrafyaya değil. Kamu alacakları faiz ve gecikme zammıyla büyümeye devam eder; özel alacaklar için icra takibi başlatılabilir ve Türkiye’deki mal varlığınıza haciz konulabilir.

Temel Kural: Borç Coğrafyayı Değil, Kişiyi Takip Eder

Türk hukukunda borç ilişkisi kişiseldir. Bir borcun doğduğu an, borçlunun o an nerede yaşadığı ya da sonradan nereye taşındığı, borcun varlığını etkilemez. Yurt dışına yerleşmek bir “borç affı” ya da “borç dondurma” sebebi değildir.

Burada sık karşılaşılan üç yanılgıyı baştan düzeltmek gerekir:

  • “Türkiye’de yaşamıyorum, bana ulaşamazlar.” Ulaşırlar. Tebligat Kanunu yabancı ülkedeki muhataba tebligat yapılmasını açıkça düzenler; üstelik MERNİS adresiniz hâlâ Türkiye’de görünüyorsa, oraya yapılan tebligat siz haberdar olmasanız bile geçerli kabul edilir.
  • “Mavi karta geçtim, artık sorumlu değilim.” Türk vatandaşlığından çıkmak, vatandaşken doğmuş borçları sona erdirmez. Mavi kart sahipleri de Türkiye’deki alacaklılara ve kamu idaresine karşı sorumludur.
  • “Beş yıl beklerim, zamanaşımına uğrar.” Zamanaşımı otomatik işleyen bir silgi değildir. Alacaklının yapacağı her takip işlemi süreyi keser ve süre yeniden başlar. Ayrıca zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; borçlunun usulüne uygun biçimde ileri sürmesi gerekir.

Gurbetçileri En Çok Zorlayan Borç Türleri

1. Genel Sağlık Sigortası (GSS) Prim Borcu

Yurt dışında yaşayanların karşısına çıkan en yaygın sürpriz borç budur. GSS, Türkiye’de ikamet eden ve başka bir sosyal güvencesi bulunmayan kişiler için zorunludur. Kural olarak Türkiye’de ikamet etmeyenler kapsam dışındadır. Sorun, uygulamada yaşanır: adres kaydınız MERNİS’te hâlâ Türkiye’deki eski evinizde görünüyorsa, sistem sizi “Türkiye’de yaşayan, sigortasız kişi” olarak okur ve otomatik GSS tescili yaparak her ay prim tahakkuk ettirmeye başlar.

Sonuç: yıllar sonra e-Devlet’e girdiğinizde on binlerce liralık, gecikme zammıyla katlanmış bir prim borcuyla karşılaşırsınız. İyi haber şu ki bu borç düzeltilebilir bir borçtur. Bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğundan alacağınız yurt dışında ikamet belgesi ve varsa o ülkedeki sigortalılığınızı gösteren belgelerle SGK’ya başvurarak, ilgili döneme ait tescilin ve borcun iptalini talep edebilirsiniz.

Türkiye’nin sosyal güvenlik sözleşmesi bulunduğu ülkelerde (Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Belçika, İsviçre gibi) sigortalıysanız, Türkiye’ye geldiğinizde sağlık hizmetinden zaten formüler/belge yoluyla yararlanabilirsiniz; ayrıca GSS primi ödemenize gerek yoktur.

2. Bağ-Kur (4/b) Prim Borcu

Türkiye’den ayrılırken şahıs işletmesini, vergi mükellefiyetini veya şirket ortaklığını kapatmayanlar için Bağ-Kur sigortalılığı devam eder. Faaliyet fiilen durmuş olsa da kayıt açık kaldığı sürece her ay prim tahakkuk eder. Yıllar içinde bu, GSS’den çok daha ağır bir yük oluşturur. Vergi dairesinde mükellefiyetin terkin ettirilmesi ve ticaret sicilinden kaydın kapatılması, prim birikiminin durdurulmasının tek yoludur.

3. Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Trafik Cezaları

Türkiye’de adınıza kayıtlı bir araç varsa, araç kullanılmasa, garajda dursa, hatta hurdaya dönmüş olsa bile MTV her yıl iki taksit hâlinde tahakkuk etmeye devam eder. Aracı satmadığınız, noterde devretmediğiniz veya trafikten çektirmediğiniz sürece borç büyür. Araç bir başkası tarafından kullanılıyorsa, kesilen radar ve park cezaları da araç sahibinin karşısına çıkabilir.

HGS/OGS ihlalleri de aynı mantıkla işler: geçiş bedeli yasal süre içinde tamamlanmazsa, geçiş ücretinin kat kat üzerinde idari para cezası doğar. Bu borçlar araç muayenesinde, satışta ve devirde önünüze bir engel olarak çıkar.

4. Emlak Vergisi ve Kira Geliri Beyanı

Türkiye’de daire, arsa veya iş yeri sahibiyseniz, nerede yaşadığınızdan bağımsız olarak emlak vergisi mükellefisiniz. Yılda iki taksit hâlinde ilgili belediyeye ödenir; ödenmezse gecikme zammıyla birlikte belediyenin takibine konu olur. Ayrıca çevre temizlik vergisi ve varsa aidat yükümlülüğü de sürer.

Türkiye’deki gayrimenkulünüzü kiraya veriyorsanız, yurt dışında yerleşik olmanız beyan yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; dar mükellef statüsünde beyanname verme gerekliliği doğabilir. Yaşadığınız ülke ile Türkiye arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hangi gelirin nerede vergileneceğini belirler. Bu konuda mutlaka bir mali müşavirle çalışmak gerekir.

5. Kredi Kartı ve Tüketici Kredisi Borçları

Türkiye’den çıkmadan önce kapatılmayan kredi kartı ekstreleri, ihtiyaç kredisi taksitleri ve kredili mevduat hesapları, bankanın alacağı olarak yaşamaya devam eder. Banka önce idari takip, ardından avukat aracılığıyla yasal takip başlatır. Süreç şöyle işler:

  1. Borç, bankanın takip birimine veya varlık yönetim şirketine devredilir.
  2. İcra müdürlüğü nezdinde ilamsız takip açılır ve ödeme emri düzenlenir.
  3. Ödeme emri, MERNİS adresine veya yurt dışı adresinize tebliğ edilir.
  4. Yasal süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Bu borçlar aynı zamanda Findeks kredi notunuza işlenir. Yıllar sonra Türkiye’ye dönüp konut kredisi çekmek, kredi kartı almak veya bir şirkete ortak olmak istediğinizde karşınıza çıkar.

6. Aidat, Fatura ve Abonelik Borçları

Kat mülkiyeti mevzuatı gereği aidat ödemek kat malikinin borcudur; daire boş dursa, kilitli kalsa, yurt dışındaki maliki hiç kullanmasa dahi aidat işler. Üstelik gecikilen aidat için aylık gecikme tazminatı uygulanır ve yönetim doğrudan icra takibi başlatabilir.

Aynı şekilde kapatılmayan elektrik, su, doğal gaz ve internet abonelikleri sabit bedel üretmeye devam eder. Taahhütlü internet ve GSM hatlarında ise erken çıkış cayma bedelleri doğar.

7. Kefil Olunan Borçlar

Gurbetçilerin en çok mağdur olduğu başlıklardan biri budur. Yıllar önce bir akrabaya, arkadaşa ya da ortağa verilen kefalet unutulur; asıl borçlu ödemeyi durdurunca alacaklı doğrudan kefile yönelir. Türkiye’ye giriş yaptığınızda banka hesabınızda bloke, tapunuzda haciz şerhi görürsünüz. Kefaletin geçerliliği, el yazısıyla belirtilmesi gereken azami tutar ve süre gibi sıkı şekil şartlarına bağlıdır; bu nedenle eski kefaletler çoğu zaman hukuken tartışmaya açıktır ve mutlaka incelenmelidir.

8. Miras Yoluyla Geçen Borçlar

Türkiye’deki bir yakınınız vefat ettiğinde, size yalnızca mal varlığı değil, borçlar da geçer. Mirasçılar terekenin borçlarından sorumludur. Mirası reddetmek isteyen mirasçının, kanunda öngörülen kısa süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurması gerekir. Yurt dışında yaşayanlar bu süreyi çok sık kaçırır; oysa süreç, konsolosluktan düzenlenecek bir vekâletnameyle Türkiye’deki bir avukat aracılığıyla yürütülebilir. Terekenin açıkça borca batık olduğu hâllerde mirasın hükmen reddi de gündeme gelebilir.

Sıkça Karıştırılan Konu: “Yurt Dışı Borçlanması” Bir Borç Değildir

Gurbetçilerin en çok karıştırdığı kavramlardan biri budur. “Yurt dışı borçlanması”, size çıkarılmış bir borç değil, tam tersine size tanınmış bir haktır. 3201 sayılı Kanun kapsamında, yurt dışında geçirdiğiniz sigortalı çalışma sürelerini, işsizlik ödeneği aldığınız dönemleri ve ev kadını olarak geçirdiğiniz süreleri belirli bir bedel ödeyerek Türkiye’deki sigortalılığınıza saydırabilirsiniz.

Bu yolla Türkiye’den emekli olma imkânı doğar. Ödenecek tutar, borçlanılmak istenen her bir gün için seçilen prime esas kazanç üzerinden hesaplanır; başvuru SGK’ya doğrudan ya da konsolosluk aracılığıyla yapılır. Ödeme genellikle üç aylık bir süre içinde tamamlanır ve süre bu ödemeden sonra hizmet olarak işlenir.

Dolayısıyla e-Devlet’te “borçlanma” ifadesini gördüğünüzde paniğe kapılmayın: bu, ödenmemiş bir yükümlülük değil, isteğe bağlı olarak kullanabileceğiniz bir emeklilik seçeneğidir. Sizi asıl ilgilendiren, bir önceki bölümde sayılan gerçek borç kalemleridir.

Aynı şekilde, dövizle askerlik uygulaması da bir “borç” değil, yurt dışında yaşayan erkek vatandaşlara tanınan bir askerlik yükümlülüğü seçeneğidir. Ancak şartları ve bedeli dönemsel olarak değiştiği için, işlem yapmadan önce ilgili konsolosluktan güncel bilgi almanız gerekir.

Yurt Dışından Borç Sorgulaması Nasıl Yapılır?

Borcu yönetmenin ilk şartı, borcun varlığını bilmektir. Yurt dışından erişebileceğiniz kaynaklar şunlardır:

KanalNe sorgulanır?
e-DevletSGK/GSS prim borcu, trafik cezaları, MTV, adıma kayıtlı araç ve taşınmaz, icra dosyaları (UYAP)
GİB İnteraktif Vergi DairesiVergi borcu dökümü, tahakkuklar, ödeme ve yapılandırma başvurusu
SGK e-HizmetlerTescil durumu, prim gün sayısı, borç detayı
FindeksKredi notu, kapanmamış kart/kredi, takipteki bankacılık borçları
Belediye e-tahsilatEmlak vergisi, çevre temizlik vergisi
Konsolosluk / vekilİkamet belgesi, vekâletname, dosya inceleme ve itiraz işlemleri

e-Devlet erişimi için T.C. kimlik kartınızla NFC girişi, mobil imza, e-imza veya anlaşmalı bankaların internet bankacılığı üzerinden giriş yöntemlerini kullanabilirsiniz. Türkiye’ye geldiğinizde bir PTT şubesinden şifre almak da en pratik çözümlerden biridir.

Türkiye’ye Girişte Gözaltına Alınır mıyım?

Havalimanında en çok merak edilen soru bu. Net bir ayrım yapmak gerekir.

Adi borçlar için hapis yoktur. Kredi kartı borcu, tüketici kredisi, aidat, fatura, vergi ya da prim borcu nedeniyle kimse gözaltına alınmaz. Anayasa, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerine getirilememesi nedeniyle kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasını yasaklar. Bu tür borçların yaptırımı hacizdir, hapis değil.

Ayrıca, vergi borcu nedeniyle uygulanan yurt dışına çıkış yasağı 2011 yılındaki yasal değişiklikle kaldırılmıştır. Yani sadece vergi borcunuz olması pasaportunuza tahdit konulması sonucunu doğurmaz.

Ancak şu hâllerde durum farklıdır:

  • Karşılıksız çek: Adli para cezası gerektirir; ödenmezse hapse çevrilebilir ve yakalama kararı çıkabilir.
  • Nafaka borcu: Ödenmemesi hâlinde tazyik hapsi uygulanabilir.
  • İcra taahhüdünü ihlal: İcra dairesinde verilen ödeme taahhüdüne uyulmaması tazyik hapsi sebebidir.
  • Mal beyanında bulunmama: Disiplin hapsi gündeme gelebilir.
  • Devam eden ceza soruşturması: Adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkış yasağı verilebilir.

Bu nedenle Türkiye’ye gelmeden önce, adınıza açılmış bir icra dosyası veya ceza dosyası olup olmadığını e-Devlet ya da avukatınız aracılığıyla kontrol etmek büyük önem taşır.

İcra Takibi Yurt Dışındaki Borçluya Nasıl İşler?

Tebligat: Sürecin En Kritik Halkası

Yabancı ülkede bulunan kişiye tebligat, o ülkenin yetkili makamları veya Türk konsoloslukları aracılığıyla yapılır. Bu yol aylar sürebilir. Alacaklılar bu nedenle çoğu zaman daha hızlı bir yöntemi tercih eder: MERNİS adresine tebligat.

Adres kaydınız hâlâ Türkiye’deki eski evinizde görünüyorsa, oraya yapılan tebligat, muhatap bulunamasa bile usulüne uygun sayılır. Sonuç ağırdır: haberiniz olmadan ödeme emri tebliğ edilmiş kabul edilir, itiraz süresi işler ve geçer, takip kesinleşir. Yıllar sonra Türkiye’ye geldiğinizde kendinizi kesinleşmiş bir takip ve hacizli hesaplarla karşı karşıya bulursunuz.

Adresiniz hiç bilinmiyorsa devreye ilanen tebligat girer; gazete veya elektronik ortamda yapılan ilan da hukuken tebliğ sayılır. Bu, yurt dışında yaşayan bir kişinin fiilen hiçbir zaman haberdar olmayacağı bir yöntemdir.

Pratik öneri: Yurt dışına yerleştiyseniz, konsolosluk aracılığıyla adres kaydınızı yurt dışı adresinize taşıtın. Bu tek işlem hem usulsüz tebligat riskini azaltır hem de otomatik GSS tescilinin önüne geçer.

Haciz: Neye El Konulabilir, Neye Konulamaz?

Takip kesinleştiğinde icra dairesi Türkiye’deki her türlü mal varlığına yönelebilir:

  • Türk bankalarındaki mevduat, döviz ve yatırım hesapları
  • Tapuda kayıtlı taşınmazlar (haciz şerhi ve satış)
  • Adınıza kayıtlı araçlar
  • Şirket payları ve ortaklık hakları
  • Türkiye’den alınan kira gelirleri ve varsa emekli aylığı dışındaki alacaklar

Buna karşılık Türk icra dairesinin, yaşadığınız ülkedeki maaşınıza, banka hesabınıza veya evinize doğrudan el koyma yetkisi yoktur. Alacaklının bunu yapabilmesi için, Türkiye’de aldığı kararı o ülkede tanıma ve tenfiz davasıyla tanıtması gerekir. Bu, maliyetli ve uzun bir süreçtir; küçük alacaklarda pratikte nadiren tercih edilir. Ancak alacak büyükse ve borçlunun bulunduğu ülkede ciddi mal varlığı varsa bu ihtimal masadan kalkmaz.

Zamanaşımı Süreleri: Borç Gerçekten Siliniyor mu?

Zamanaşımı, alacağın ortadan kalkması değil, alacaklının dava veya takip yoluyla zorla tahsil imkânının sınırlanmasıdır. Aşağıdaki süreler genel çerçeveyi gösterir:

Borç TürüGenel Süre
Vergi, SGK primi, trafik cezası gibi kamu alacakları (tahsil)5 yıl
Kredi kartı ve tüketici kredisi borçları10 yıl
Kira, aidat, abonelik faturaları gibi dönemsel edimler5 yıl
Bono (senet) ve çek3 yıl
Mahkeme kararına (ilama) bağlanmış alacaklar10 yıl

Kritik nokta şudur: her ödeme emri, her haciz talebi, her kısmi ödeme zamanaşımını keser ve süre sıfırdan başlar. Ayrıca zamanaşımı def’i süresinde ileri sürülmezse hüküm doğurmaz. Bu yüzden “beklersem düşer” stratejisi, çoğu vakada işe yaramadığı gibi borcu faizle birlikte katlar.

Borcu Yapılandırma ve Taksitlendirme İmkânları

Kamu alacakları için 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tecil ve taksitlendirme imkânı her zaman açıktır ve bunun için özel bir af kanunu beklemek gerekmez. 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile kamu alacaklarının tecil ve taksitlendirilmesinde azami süre 36 aydan 72 aya çıkarılmış, teminatsız tecil sınırı da önemli ölçüde yükseltilmiştir. Bunun bir af olmadığını unutmamak gerekir: anapara, faiz ve gecikme zammı korunur, yalnızca ödeme süresi uzar ve taksitler küçülür. Başvuru vergi dairesine ya da İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden yapılabilir; yurt dışında yaşayanlar bu işlemi vekilleri aracılığıyla da yürütebilir.

SGK prim borçları için de benzer taksitlendirme imkânları bulunur. Bankacılık borçlarında ise yapılandırma tamamen bankayla yapılacak müzakereye bağlıdır; takibe düşmüş dosyalarda çoğu zaman ciddi bir indirimle peşin kapatma seçeneği sunulur.

Adım Adım Yol Haritası

  1. Adres kaydınızı düzeltin. Konsolosluk üzerinden yurt dışı adres beyanında bulunun. Bu, hem tebligat hem GSS açısından en kritik adımdır.
  2. e-Devlet erişimini kurun ve yılda en az iki kez tarayın. Vergi, SGK, trafik, icra ve araç kayıtlarını tek tek kontrol edin.
  3. Türkiye’de bir vekil belirleyin. Konsolosluktan düzenlenecek vekâletnameyle avukatınız dosya inceleyebilir, itiraz edebilir, yapılandırma başvurusu yapabilir.
  4. Pasif kayıtları kapatın. Kullanılmayan şirket, vergi mükellefiyeti, abonelik ve GSM hatlarını sonlandırın.
  5. Aracınızı satın veya trafikten çektirin. MTV ve ceza birikimi ancak böyle durur.
  6. GSS tescilinizi iptal ettirin. İkamet belgesi ve yurt dışı sigortalılık belgelerinizle SGK’ya başvurun, geçmiş dönem borcunun düzeltilmesini talep edin.
  7. Kamu borçlarını tecil ettirin. Küçük taksitlerle ödemek, gecikme zammının borcu ikiye katlamasından her zaman daha ucuzdur.
  8. Banka borçlarında pazarlık yapın. Özellikle varlık yönetim şirketine devredilmiş eski dosyalarda peşin kapatma indirimleri yüksek olabilir.
  9. Türkiye’ye gelmeden önce dosya kontrolü yaptırın. Yakalama kararı gerektiren bir dosya varsa, havalimanında değil, önceden öğrenmelisiniz.

En Sık Yapılan Hatalar

  • Yurt dışına taşınırken MERNİS adresini Türkiye’de bırakmak.
  • Kapatılmayan şirketi ya da vergi mükellefiyetini “nasıl olsa çalışmıyor” diye unutmak.
  • Yıllarca e-Devlet’e hiç girmemek ve borcu ancak Türkiye’ye gelince öğrenmek.
  • Tebligatı öğrendikten sonra itiraz süresini kaçırmak.
  • Vefat eden yakının borçları karşısında ret süresini geçirmek.
  • Eski bir kefaleti hatırlamamak ve dosyaya hiç itiraz etmemek.
  • Zamanaşımına güvenip hiçbir işlem yapmamak.

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışındaki maaşıma Türkiye’den haciz gelir mi?

Türk icra dairesi doğrudan yabancı ülkedeki maaşınıza haciz koyamaz. Bunun için alacaklının, kararı o ülkede tanıtıp tenfiz ettirmesi gerekir. Bu yol maliyetli olduğundan küçük alacaklarda genellikle tercih edilmez.

Mavi kart aldım, Türkiye’deki borçlarım siliniyor mu?

Hayır. Vatandaşlıktan çıkmak, doğmuş borçları sona erdirmez. Türkiye’deki mal varlığınız üzerinden takip devam edebilir.

Yıllardır yurt dışındayım ama GSS borcum birikmiş. Ödemek zorunda mıyım?

Türkiye’de ikamet etmediğinizi konsolosluktan alacağınız belgeyle ispatlayabiliyorsanız, ilgili döneme ait tescilin ve borcun iptali için SGK’ya başvurabilirsiniz. Bu, en sık düzeltilebilen borç türüdür.

Türkiye’ye girişte pasaportuma el konur mu?

Yalnızca vergi ya da kredi borcu nedeniyle hayır. Ancak karşılıksız çek, nafaka, taahhüdü ihlal veya devam eden bir ceza soruşturması varsa yakalama kaydı ya da çıkış yasağı söz konusu olabilir.

Türkiye’deki evimi satabilir miyim?

Tapuda haciz şerhi varsa satış fiilen mümkün olmaz; önce borcun ödenmesi veya dosyanın çözülmesi gerekir. Bu nedenle satış planı yapmadan önce tapu kaydı mutlaka kontrol edilmelidir.

Türkiye’ye hiç gelmezsem borç düşer mi?

Hayır. Gelmemek borcu düşürmez, yalnızca tahsili geciktirir. Bu arada gecikme zammı ve faiz işlemeye devam eder ve borç büyür.

Çocuklarım benim borcumdan sorumlu olur mu?

Siz hayattayken hayır; borç kişiseldir. Vefat hâlinde ise borçlar terekeye dâhil olur ve mirasçılar süresi içinde reddetmezse sorumluluk doğar.

Sonuç

Yurt dışında yaşamak, Türkiye’deki borçları görünmez kılar ama yok etmez. Görünmez olmaları, onların en tehlikeli yanıdır: borç sessizce büyür, tebligat sizin haberiniz olmadan geçerli sayılır, takip kesinleşir ve yıllar sonra tatile geldiğinizde bloke edilmiş bir hesapla ya da hacizli bir tapuyla karşılaşırsınız.

Buna karşılık çözüm de son derece basittir: adres kaydınızı yurt dışına taşımak, e-Devlet üzerinden yılda birkaç kez kontrol yapmak, pasif kayıtları kapatmak ve Türkiye’de güvenilir bir vekil bulundurmak. Bu dört adım, gurbetteki vatandaşların karşılaştığı borç sorunlarının büyük çoğunluğunu daha doğmadan engeller.

Yasal uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki ya da mali danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama değişebilir; kendi durumunuza ilişkin karar almadan önce bir avukata, mali müşavire veya ilgili kuruma başvurmanız önerilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir